www.deizm.org'un gelişmesi için bir şeyler yapmak istemez misin?

İletişim: deizmturkiye@gmail.com
#SomayıUnutma
Sorumluların ceza almaları için, böyle bir katliamın bir daha yaşanmaması için #SomayıUnutma.

    Evrim Teorisinin Tarihi

    Paylaş
    avatar
    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı : 658
    Katkı Puanı : 802
    Reputation : 23
    Kayıt tarihi : 02/11/08

    Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından supeluta Bir Cuma Kas. 21, 2008 3:51 am

    Biyolojiden elde ettiğimiz bu bilgiler, bilim adamlarının yüzlerce, binlerce bilimsel çabaları ve bulguları sonucudur. Biyolojinin tarihsel gelişimini ise Jean Lamarck (1744-1829) ve Charles Darwin ’e(1809-1882) borçluyuz. O zamana kadar, biyoloji kayıtsız şartsız kabul edilmiş tek teori olan yaratılış (creationisme) teorisine göre değerlendiriliyordu. Yaşamlarını sürdürebilmeleri için, hayvanlara birer olanak verildiğine inanılıyordu. Kuşlara kaçabilmeleri için kanatlar, tavşana çevik bacaklar, öküze boynuzlar, insana ise akıl. Peki ama neden her canlıya ayrı bir şey verilmiş? Örneğin bütün hayvanlar kanatlı olamaz mıydı? Soruya Lamarck yanıt bulmuştu. Hayır olamazdı! Çünkü her canlı ekolojik kurallara göre var oluyordu. Kuşu varlaştıran koşullar çevik bacakları gerektirmediği gibi, öküzü varlaştıran koşullar da aklı gerektirmiyordu. Organları tanrı değil, gereksinmeler yaratıyordu ve yaratılan organlar soya çekimle çocuklara geçiyordu. Ekolojik koşulların, kuşaktan kuşağa nasıl geçtiğini de Darwin yanıtlamıştır. Doğal ayıklanma ve rekabet (yaşama savaşı) teorileriyle. Ancak yaşama gücü olan hayvanlar ayakta kalabilirler ve türlerini sürdürebilirler. Bu bir doğal ayıklanmadır. Ancak belli özellikler gösterebilenler ayakta kalabilirler. Bu özellikler soya çekimle yeni kuşaklara geçer. Doğum olayı bile bir doğal ayıklanmadır. 200 milyon erkek tohumu, rahimdeki yumurtaya ulaşabilmek için yarışa girerler. Hangisi yumurtaya ulaşabilirse, doğacak çocuğu o meydana getirecektir. Kazanan en güçlüdür. Diğerleri doğal süpürgenin acımak bilmez süpürüşü önünde ölüp giderler. Karada yumurtlayan timsahın yavruları suya ulaşmak için bütün güçleriyle çaba gösterdikleri halde, ancak % 1’i ulaşabilir. Geri kalanı, yetişkin timsah oldukları zaman kolayca yakalayıp yiyebilecekleri başka hayvanlara yem olur. Böylesine bir evrimin son hayvan halkası maymundur. İnsan, çok gelişmiş bir maymun türünün uygun koşullar altında evrimi sonunda ortaya çıkmıştır. Profesör Alfred Weber insanların maymun soyundan geldiklerini yadırgayanlara, utanmayın diyor. Yüzlerce yıldır Kutsal Kitaplar size topraktan, çamurdan geldiğinizi söylüyordu. Niçin utanmıyordunuz?

    Evrim Teorisinin Sosyal Alana Uygulanması

    Bunun yanında, doğa bilimlerine ait bir gerçeğin, insanların doğaya karşı kurdukları insanlığın bilimlerine, yani toplumsal yaşama aktarılmasındaki yanlışlığa Darvinizm iyi bir örnektir. XIX. yüzyıl sonunda Spencer ’in ileri sürdüğü ‘doğal ayıklanmayla toplumların daha elverişli ve yetenekli bir yaşam sürecekleri’ konusu, sosyal alanda frensiz kapitalizmi doğrulamakta (meşrulaştırmakta) kullanılmıştır. O devirlerde bu görüşe çok inanılıyordu. Örneğin Carnegie, doğal ayıklanmayı şöyle açıklıyordu: Doğal ayıklanma bir gerçektir. Ondan kaçamayız. Onu başka bir şeyle değiştiremeyiz. Bu bilimsel gerçek insan için acımasız bile olsa, ırkların ve insanlığın gelişimi için gereklidir. Çünkü doğal ayıklanma her şeye daha iyi uyum gösteren, insanların daha iyi bir yaşam süreceği, daha yetenekli bir toplumun oluşmasını garantiliyor. İşte geçen yüzyılın sonunda Sosyal Darvinizm in klasik anlatımı böyleydi.

    Darvin, devrindeki diğer yandaşları gibi, her canlının, yavrularına tüm özelliklerini aktardıklarını düşünüyordu. Fakat Mendel bu görüşün doğru olmadığını, canlıların çocuklarına özelliklerinin (günümüzde genler deniyor) ancak yarısını aktardığını ortaya çıkardı. Bu olay doğal ayıklanmanın kişinin özellikleri yerine, genlere bağlı olduğunu işaretliyordu. Çünkü, anne-babadan yavruya genler kendi kendilerini aktarıyorlar ve birbirleriyle rekabete girerek, yavrunun oluşumundaki katkılarını arttırmaya çalışıyorlardı. 1930 larda R.A. Fisher, ‘Doğal Ayıklanmanın Genetik Teorisi’ adlı yapıtında Darvin ve Mendel teorilerinden yararlanarak yeni bir teori oluşturdu. Fisher ileri sürdüğü teoriyi matematiksel işlemlerle çözmeye çalıştı ve kalıtımın yavrulara aktarılma ritmini hesaplayan bir formül geliştirdi. Ayrıca daha da ileri giderek, kalıtımla bireylerde oluşan değişimleri topluma uyguladı. ‘Toplumun ortalama ayıklanma değeri’ adını verdiği ünlü temel teorisi ‘toplumda iyi özelliklere sahip olmayan canlılar azaldıkça, toplumun ayıklanma değerlerinin daha iyi yönde gelişeceği’ doğrultusundaydı.
    Topluma böyle bir teorinin neler getirebileceğini anlamak güç değil. Toplumdaki zayıflara, savaşma gücü olmayanlara acımak gerekir. Teoriye göre bunların toplumdan uzaklaştırılmaları zorunludur. Çünkü doğanın kötü kotladığı bireylerin ortadan kaldırılmasıyla, toplumun iyi yönde gelişimi daha kısa sürede ve daha iyi sağlanır. Bu teoriye gerçekçi bir görüşle bakmak, acımasız olmak demekti.
    Teori, o devirde toplum yapısının, iyi yönde gelişimi görüşlerine temel oluşturdu. Herkes, insancıl olmayan bu görüşü dudaklarının ucuyla reddederken, aklıyla bu tutumun toplum yararına daha uygun olduğunu, uygulamanın kaçınılmaz olduğunu kabulleniyordu. İkinci Dünya savaşından önce, teori Almanya ’da Yahudi ve başka etnik gruplara geniş çapta uygulanmışsa da, İngiltere’de fakir kalmanın bir yetersizlik olduğu görüşüyle, fakir ailelere maddi yardımın azaltılması ve bunun zenginlere teşvik şeklinde verilmesi ve Fransa da yakın zamanlara kadar süregelen fakir ailelerin üçüncü çocuk yapmasının engellenmesi, bu ülkeleri teorinin uygulama cesaretinin gösterildiği ülkeler arasına sokmuştur.
    Teorinin acımasız oluşu ve Almanya ’da Yahudilerin başına gelen korkunç olaylar, akılcı görüşle ciddi bir biçimde yeniden araştırılmasını sağladı. Görüş gerçekten doğruysa, sonuna kadar gitmek toplumun yararına bir davranış olacaktı. Ancak görüşün dayandığı teoriye göre, kaliteli bir toplum oluşturmak için, kalitenin ne olduğunu seçmek ve ayıklanma değerlerini buna göre uygulamak gerekiyordu. Halbuki insan doğası gereği, her etnik topluğun kendi değerlerini üstün kalitede kabul edeceği bir gerçekti. Bu durumda, toplumda çoğunlukta olan etnik grubun kendi değerlerini, toplumun ayıklanma değerleri biçiminde kabul ettireceği açıktı. Bunun yanında, ileri genetik araştırmalar, uygun olmayan genlere sahip kişilerin toplumdan uzaklaştırılmasının, toplumu homojenleştirme ‘ye (eştürleştirme= homogenization: aynı tip genlerin çokluğu, ırkın saflaşması) götürdüğünü de ortaya çıkardı ve bu durumun toplum yapısının zayıflamasına neden olacağını gösterdi. Olay, yalnız yaşayan ilkel toplulukların incelenmesiyle iyi bir şekilde açıklanabilmiştir. Saf ırk deyimi pozitif bir anlam taşıyor gibi görünmesine rağmen, bu saflık genetik çeşitliliğin azalması, genetik çeşitlilik yönünden fakirleşme demektir ki, doğuştan hastalıklar gibi çeşitli bozuk genlerin toplumda artması nedeniyle, toplumun önemli derecede zayıflamasına neden olur.


    Asım Akin


    ___________________________________________________


    Yeryüzüne baş eğerim, baş eğerim denize,
    Ya da birbirimize duyduğumuz sevgiye,
    Güneşe baş eğerim, baş eğerim toprağa,
    Ama insan suretinde bir tanrıya asla!
    Justin Sullivan (1986)



    avatar
    SatanicMajesty
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 28
    Yaş : 26
    Nerden : Earth
    Katkı Puanı : 37
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 03/07/09

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından SatanicMajesty Bir Cuma Tem. 03, 2009 6:04 am

    Darwin 27 yaşında büyük dünya gezisinden ingiltereye geri döndüğünde kafasında canlandırdığı bir teori vardı ama hala bir hristiyandı ve o kafasında canlandırdığını çizdiğinde işte ilk evrim ağacını çizmiş oldu sonraki 20 yıl boyunca bu teorisini geliştirdi ama oda biliyordu kimse ona inanmazdı oda bekledi geliştirdi ve bir kitap yazdı işte darwin in sabrı sayesinde birçok şey biliyoruz şuan belkide hemen açıkllasa onu öldürüceklerdi yazdıklarını yakıcaklardı ve herşey silinecekti.
    avatar
    melissa buse
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Kadın Mesaj Sayısı : 167
    Yaş : 23
    Katkı Puanı : 176
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 12/05/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından melissa buse Bir Çarş. Mayıs 19, 2010 1:56 pm

    Madem evrim var, neden bütün canlıların milyonlarca yıl önceki halleriyle şu anki halleri aynı. Bir proteini insan yapamıyor. Doğada kendiliğinden nasıl oluşsun. ? merakkkkkkkkkkkkkkk
    avatar
    Uniak
    Tam Üye
    Tam Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 558
    Yaş : 39
    Nerden : Dünya'dan
    Katkı Puanı : 727
    Reputation : 17
    Kayıt tarihi : 26/04/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Uniak Bir Salı Mayıs 25, 2010 5:12 am

    6 milyar yaşındaki dünyada 6 milyar insan yaşıyor. Neden yakın tarihimizde evrim geçiren bir insan olmadı.
    avatar
    melissa buse
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Kadın Mesaj Sayısı : 167
    Yaş : 23
    Katkı Puanı : 176
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 12/05/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından melissa buse Bir Salı Mayıs 25, 2010 4:47 pm

    Uniak demiş ki:6 milyar yaşındaki dünyada 6 milyar insan yaşıyor. Neden yakın tarihimizde evrim geçiren bir insan olmadı.


    bende onu diyorumm :S neden olmadı ???
    avatar
    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı : 658
    Katkı Puanı : 802
    Reputation : 23
    Kayıt tarihi : 02/11/08

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından supeluta Bir Çarş. Mayıs 26, 2010 4:03 am

    melissa buse demiş ki:
    Uniak demiş ki:6 milyar yaşındaki dünyada 6 milyar insan yaşıyor. Neden yakın tarihimizde evrim geçiren bir insan olmadı.


    bende onu diyorumm :S neden olmadı ???

    Smile Smile Arkadaşlar evrimi biraz araştırırsanız, her saniye evrimin gerçekleştiğini göreceksiniz. .

    Bir milyon yıl öncesinin insanı ile şimdinin insanının aynı fiziksel özelliklerde olması mümkün mü hiç ?

    Bizim için çok büyük olan sayılar, yıllar, evrim için çok küçük basamaklardır. .
    avatar
    Uniak
    Tam Üye
    Tam Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 558
    Yaş : 39
    Nerden : Dünya'dan
    Katkı Puanı : 727
    Reputation : 17
    Kayıt tarihi : 26/04/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Uniak Bir Perş. Mayıs 27, 2010 1:35 am

    Şimdiki 6 milyar insanın hepsinin fiziksel özelliklerinin aynı olduğunu gözardı ediyorsun ama.
    avatar
    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı : 658
    Katkı Puanı : 802
    Reputation : 23
    Kayıt tarihi : 02/11/08

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından supeluta Bir Perş. Mayıs 27, 2010 4:56 am

    şimdiki altı milyar kedinin fiziksel özellikleride aynı ona kalırsa. .

    ayrıca fiziksel özellik dediğimiz ne tam olarak?

    mesela çeşit çeşit insan var, zencisi,sarısı,çekik gözlüsü beyaz tenlisi Smile


    ___________________________________________________


    Yeryüzüne baş eğerim, baş eğerim denize,
    Ya da birbirimize duyduğumuz sevgiye,
    Güneşe baş eğerim, baş eğerim toprağa,
    Ama insan suretinde bir tanrıya asla!
    Justin Sullivan (1986)



    avatar
    melissa buse
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Kadın Mesaj Sayısı : 167
    Yaş : 23
    Katkı Puanı : 176
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 12/05/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından melissa buse Bir Perş. Mayıs 27, 2010 2:02 pm

    bu evrim değildir ona bakılırsa kedi ve köpeklerinde bir sürü cinsi var .. o zenciler sarışınlar iklime göre farklılık gösteriyor ve genlerle ürüyorlar .. insanlarda neen değişiklik yok . bayanların organları ve dış görünüşleri hala aynı . erkeklerinde organları ve dış görünüşleri hala aynı ... ???
    avatar
    supeluta
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Erkek Mesaj Sayısı : 658
    Katkı Puanı : 802
    Reputation : 23
    Kayıt tarihi : 02/11/08

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından supeluta Bir Perş. Mayıs 27, 2010 11:55 pm

    melissa buse demiş ki:bu evrim değildir ona bakılırsa kedi ve köpeklerinde bir sürü cinsi var .. o zenciler sarışınlar iklime göre farklılık gösteriyor ve genlerle ürüyorlar .. insanlarda neen değişiklik yok . bayanların organları ve dış görünüşleri hala aynı . erkeklerinde organları ve dış görünüşleri hala aynı ... ???

    Lütfen önce bir kaç makale okuyun evrim ile ilgili, fiziksel olarak insanda (erkekte/kadında) çok fazla değişiklikler var, avrupuda artık "evrim var mı" diye tartışılmıyor bile, evrim ile ilgili çok güzel türkçe siteleri kurulmaya başladı, araştırırsak evrimin ne olduğunu öğrenebiliriz. Ondan sonra tartışırırz Smile
    avatar
    Uniak
    Tam Üye
    Tam Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 558
    Yaş : 39
    Nerden : Dünya'dan
    Katkı Puanı : 727
    Reputation : 17
    Kayıt tarihi : 26/04/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Uniak Bir Cuma Mayıs 28, 2010 2:05 am

    Ben çoook okudum.
    Fenotipte evrim olmaz.
    Evrim genotipte olur.
    Genotipin araştırılabildiği son 50 yılda değil 6 milyar insanda 1 tene, tasavvur edemeyeceğimiz kadar canlının bile bir tanesinin genotipinde olumlu bir değişme (evrim) oladı.
    avatar
    melissa buse
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Kadın Mesaj Sayısı : 167
    Yaş : 23
    Katkı Puanı : 176
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 12/05/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından melissa buse Bir Ptsi Haz. 07, 2010 8:54 pm

    Uniak demiş ki:Ben çoook okudum.
    Fenotipte evrim olmaz.
    Evrim genotipte olur.
    Genotipin araştırılabildiği son 50 yılda değil 6 milyar insanda 1 tene, tasavvur edemeyeceğimiz kadar canlının bile bir tanesinin genotipinde olumlu bir değişme (evrim) oladı.



    araştıranlar varmışş demekki Wink
    avatar
    serhat_41
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 108
    Yaş : 31
    Katkı Puanı : 188
    Reputation : 5
    Kayıt tarihi : 19/07/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından serhat_41 Bir Çarş. Tem. 21, 2010 7:58 am

    melissa buse demiş ki:
    Uniak demiş ki:6 milyar yaşındaki dünyada 6 milyar insan yaşıyor. Neden yakın tarihimizde evrim geçiren bir insan olmadı.


    bende onu diyorumm :S neden olmadı ???

    evrim süreci bugünden yarına gerçekleşebilecek bir olgu değil aslında yapılan araştırmalar arkeolojik kazılar bu sorulara büyük ölçüde yanıt vermiş durumda çok eski çağlarda yaşamış insan kemikleri üserinde yapılan bilimsel çalışmalar kemik ve kas yapılarına göre neye benzediklerini ortaya koyuyor yanlış yazmıyosam neondartel adı verilen bu bulgular evrimi destekler nitelikte.aslında yakın tarihe baktığımızdada insanların hiç değişmediğini söyleyemeyiz keza eski yapılardaki kocaman kapılar ve kullanılan araç gereç bizden çok daha iriyarı olduklarını gösteriyor.
    daha radikal bir görüş ise ilk canlılığın suda başladığı daha sonra suda ve karada yaşayan canlılar olarak karaya uyum sağladıkları ve karadaki süreç sonucu çeşitlilik oluşturarak bu şekilde değişimin değam ettiği şekildedir.
    avatar
    Uniak
    Tam Üye
    Tam Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 558
    Yaş : 39
    Nerden : Dünya'dan
    Katkı Puanı : 727
    Reputation : 17
    Kayıt tarihi : 26/04/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Uniak Bir Çarş. Tem. 21, 2010 2:03 pm

    Bilim, gözlenebilir olmalıdır. Milyarlarca canlıdan bir tanesinde bile evrim gözlenememiştir.
    Şekil değişikliklerine bakarak yorumlarsak insanlar eskiden çirkindi.
    Şimdi ise ancak güzel veya yakışıklı diyebiliriz. O da daha bakımlı ve iyi beslendiğindendir.
    Bilimde fenotipteki değilikler genelde böyle yorumlanır.
    Önemli olan ise gen yapısındaki (Genotip) değişiklikler.
    Serhat_41 kapı büyük yapılmış olabilir. Benim işyerimin kapısı da büyük. Ama sebebi makine, hammade ve ürün giriş çıkışında kolaylık olsun diye.
    Koca koca adam fosilleri daha bulunamadı.
    avatar
    serhat_41
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 108
    Yaş : 31
    Katkı Puanı : 188
    Reputation : 5
    Kayıt tarihi : 19/07/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından serhat_41 Bir Çarş. Tem. 21, 2010 5:44 pm

    kapı konusnda haklı olabilirsiniz ama önemli olan yapılan kazı çalışmalarında bulunan canlılar hernekadar devasa insanlar olmasada günümüz insanlardan farklı görünümlü fakat hareket etme şekli uzuvlarını kullanma biçimleri yönünden benzer bir tür olduklarını gösteriyor.bu türün günümüzde olmayışı evrim geçirmekte olan atalarımız olabileceğini düşündürüyor.
    avatar
    para_herseydir
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 11
    Yaş : 33
    Katkı Puanı : 13
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 11/09/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından para_herseydir Bir C.tesi Eyl. 11, 2010 3:41 am

    Evrimi ilk öğrenmem(ayrıntısıyla), moleküler biyoloji okuyan bir arkadaşımın biyoloji kitabını okuyarak oldu. Şöyle yazıyordu girişte. Bir su birikintisinde şans eseri kimyasallar bir araya gelerek ilk organik bileşikler oluşuyor. Sonra ne şans ki! bu bileşenler organelleri oluşturuyor. Sonra organeller hücreyi o da şans eseri oluyor. Sonra DNa ve RNA oluşarak ilk hücre oluşuyor. Sonra biliyorsunuz film kopuyor Very Happy

    Evrim teorisi aslında ilk aşaması sorgulanmalı. Maymun insan tartışmasına aslında gerek yok. Evrim teorisine göre olasılık bir irade ortaya koyabilir. Yani siz zar atarak ortaya çıkan sonuçlar mantıksal açıdan bir şey ifade eder. Yeni ortaya çıkan şey ise bir işe yarar ya da bir ihtiyaca cevap verir. Eğer bu mümkünse evrim teorisi o zaman tartışmaya değer olur.

    Ayrıca kabul etsek ne olur kabul etmesek ne olur. Bence gereksiz bir tartışma. Ama mutasyon bir gerçek. Hayvanlara bakınca bunu fark edebiliyoruz. Bunun için profesör olmaya gerek yok.

    Eğer evrim teorisi doğru ise İnsanoğlunun doğayı mahvetmemesi gerekir. İnsana kadar süren evrim sorunsuz oluyor da insan sonra neden saçmalamaya başlıyor. Evrime ikna olmuş olanlar önce bunu sorgulamalı. Bir de kanser hastalığı var ortada. Her gün binlerce insan ölüyor bu hastalıktan. Kanser bilindiği üzere insan vucundaki hücrelerin DNS'nın bozularak canavarlaşması olayıdır. Mesala akçiyerinizdeki bir hüçreniz fiziksel ve ya bir kimyasalın etkisiyle DNS'si bozuluyor. Sonra DNS'sı bozulan hücre çoğalmaya başlıyor. Sonra insan vucuduna zarar vermeye başlıyor. Yani olasılık oluşan bir sonuç insanı ölüdürüyor. Yani olasılığın sonucu koskoca bir zombi hücre oluyor. Bu nasıl açıklınacak peki. Bunu açıklayanı da din gibi evrim teorisine tapanlar arasına hiç karşılaşmadım.
    avatar
    Uniak
    Tam Üye
    Tam Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 558
    Yaş : 39
    Nerden : Dünya'dan
    Katkı Puanı : 727
    Reputation : 17
    Kayıt tarihi : 26/04/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Uniak Bir C.tesi Eyl. 11, 2010 8:40 pm

    para_herseydir demiş ki:Evrimi ilk öğrenmem(ayrıntısıyla), moleküler biyoloji okuyan bir arkadaşımın biyoloji kitabını okuyarak oldu. Şöyle yazıyordu girişte. Bir su birikintisinde şans eseri kimyasallar bir araya gelerek ilk organik bileşikler oluşuyor. Sonra ne şans ki! bu bileşenler organelleri oluşturuyor. Sonra organeller hücreyi o da şans eseri oluyor. Sonra DNa ve RNA oluşarak ilk hücre oluşuyor. Sonra biliyorsunuz film kopuyor Very Happy

    Evrim teorisi aslında ilk aşaması sorgulanmalı. Maymun insan tartışmasına aslında gerek yok. Evrim teorisine göre olasılık bir irade ortaya koyabilir. Yani siz zar atarak ortaya çıkan sonuçlar mantıksal açıdan bir şey ifade eder. Yeni ortaya çıkan şey ise bir işe yarar ya da bir ihtiyaca cevap verir. Eğer bu mümkünse evrim teorisi o zaman tartışmaya değer olur.

    Ayrıca kabul etsek ne olur kabul etmesek ne olur. Bence gereksiz bir tartışma. Ama mutasyon bir gerçek. Hayvanlara bakınca bunu fark edebiliyoruz. Bunun için profesör olmaya gerek yok.

    Eğer evrim teorisi doğru ise İnsanoğlunun doğayı mahvetmemesi gerekir. İnsana kadar süren evrim sorunsuz oluyor da insan sonra neden saçmalamaya başlıyor. Evrime ikna olmuş olanlar önce bunu sorgulamalı. Bir de kanser hastalığı var ortada. Her gün binlerce insan ölüyor bu hastalıktan. Kanser bilindiği üzere insan vucundaki hücrelerin DNS'nın bozularak canavarlaşması olayıdır. Mesala akçiyerinizdeki bir hüçreniz fiziksel ve ya bir kimyasalın etkisiyle DNS'si bozuluyor. Sonra DNS'sı bozulan hücre çoğalmaya başlıyor. Sonra insan vucuduna zarar vermeye başlıyor. Yani olasılık oluşan bir sonuç insanı ölüdürüyor. Yani olasılığın sonucu koskoca bir zombi hücre oluyor. Bu nasıl açıklınacak peki. Bunu açıklayanı da din gibi evrim teorisine tapanlar arasına hiç karşılaşmadım.

    Yani mucizelere inanmıyorsak evrim teorisine de inanmıyoruz.
    avatar
    serhat_41
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 108
    Yaş : 31
    Katkı Puanı : 188
    Reputation : 5
    Kayıt tarihi : 19/07/10

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından serhat_41 Bir Perş. Eyl. 23, 2010 3:19 am

    Yani mucizelere inanmıyorsak evrim teorisine de inanmıyoruz.
    bence tam tersi mucizelere inanmıyorsak evrime inanmalıyız dunyada insan yokken birden bire bizim gibi canlıların ortaya çıkmasıdır mucize. küçük organizmaların gelişim göstererek daha gelişkin canlılar haline gelmesi bir oluşum sürecidir.

    Sponsored content

    Geri: Evrim Teorisinin Tarihi

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Cuma Kas. 24, 2017 11:35 pm