www.deizm.org'un gelişmesi için bir şeyler yapmak istemez misin?

İletişim: deizmturkiye@gmail.com
#SomayıUnutma
Sorumluların ceza almaları için, böyle bir katliamın bir daha yaşanmaması için #SomayıUnutma.

    merhaba dostlarım

    Paylaş

    bilge adam
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 3
    Yaş : 41
    Katkı Puanı : 11
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 28/09/12

    merhaba dostlarım

    Mesaj tarafından bilge adam Bir Cuma Eyl. 28, 2012 7:51 pm

    Merhabalar sevgili dostlar sizleri en içten dileklerimle selamlıyorum.

    Forumunuz gayet iyi ve başarılı ilerleyen (forumdaki hemen hemen her konuyu ve yorumu okudum) zamanlarda (insanlar bu forumu gördükçe) oldukça hararetli tartışmalar olacağı kesin.

    Benım düşünceme göre şu an dunyada bir çok kişi deizme yakın (uçlardakiler hariç) din adamları dısındakiler yanı sıradan vatandaşlar yasadıkları din hakkında fazla bilgiye sahip değillerdir. Yazımın devamında bahsedeceğim konulardan ( ki bunlar islamiyet,hristiyanlık ve yahudiliktir) dinler ile ilgili bazı gördüğüm hususları paylaşacağım.

    Bu üç din peygamberleri vasıtası ile insanlara aktarılmış ve yazılan tüm kitapları peygamberlerinin vefatından sonra olmuştur.Bu üçlere sorduğunuzda kendi kitapları doğru kendi peygamberleri doğru.saygı duyuyorum.
    Deizim ile ilgili islamiyet dısındaki diğer dinlerin yoğun yasadığı ülkelerde forumları okudum burdaki gibi bir karşı geliş var.
    Mantık dilzimine bakarsanız yahudilikte biraz antik mısır,biraz asur,birazda haniflik görürsünüz kurallar kesindir (tevratın içinde kafa kurcalayan kısımlar yokmu elbet var) hristiyanlık her ne kadar baska olsada içinde tevratın sert hükümleri olduğu gibi geliştiği avrupadaki cok tanrılı pagan kültünüde içinde barındırmaktadır. (özellikle tevrat ile incilde davud ve nuh hakkında söylenenlere bakın veya kadınlar hakkında söylenenlere)
    gelelim yasadığımız cografyadaki islamiyete islamiyet gelişirken panarabizm içinde gelişmiş ve onun kuralları girmiştir.nispeten tevrat ve incile karşı bazı kısımlar daha yumusak olmasına ragmen sert kısımlarıda var elbet.

    Acıklamak istediğim nokta su : bu üçlerde yaradıcı (adına ne derseniz deyin) sunu belirtiyor."Benden baskasını kendinize ilah edinmeyin ben ilkim sonum,benden baska yaradıcı yok" yanı bana ortak koşmayın,birbirinize iyi davranın,kötü amel ve işler yapmayın,haklıyı haksızı ayırın,nefsinize göre hareket etmeyin bencillik ve kibir karşınızdakine de zarar verir gibi belli kurallar koymuş gerisi ise yasanan bölgeye göre değişmiş eklenmiş vs vs.

    Tüm dinlerde olduğu gibi insanları belli bir kalıba sokmalı ve dini ritueller olmalı yoksa karmaşa alır gider.Diğer bir konu tevratta tanrı buyruk verir kati olarak uygulanmasını ister ve musaya bildirir.Hristiyanlıkta sanki bir sohbet havası vardır ve ayrıca isanın söyledikleri havarileri ile aktarılır kitaba.İslamiyettede aynı durum vardır.tek fark muhammed sık sık övülür.Hepsinde sık sık ödül ve ceza vardır.Tanrının gazaba ve merhameti.

    ve dinlerin yayılış olaylarına bakarsak nemrut olmasa ibrahim olmaz,firavun olmasa musa olmaz,putperest araplar olmasa muhammed olmaz,yanı neden sonuc ilişkisi peki bu nemrutun,firavunun hatta ve hatta şeytanın sucu nedir?neden yaratıldılar.

    Benim düşüncem sudur evet yaratıcı vardır.Belli bir sebep neden ilişkisi ile kainat yasamını devam ettiriyor.İlk var olduğu gibi yok olacak.Ya sonra?

    İşte bu sefer diğer olgu devreye giriyor.ödül ve ceza.Peki bunların kriterleri nedir bence sudur:Yasamımız boyunca kader denen bir olgu var bazı kuralları değişmeyeceği gibi önümüzde karar vererek sürekli değişkenlikler oluşturna biz ölümlülerin hareketleri ve davranışları.Bizler iyi veya kötü olarak karar verme yetisine sahibiz.Bile bile bir kötülük yaparsak elbetki bunun bir cevabı olmalı.
    Tüm dinlerde insan hayatı kutsal ama birbirlrini kırmışlar.

    Uzun lafın kısası
    Benım tanrım,rabbim,allahım,yaradıcım şunu der: ben tekim benden başka mabut yok.Sürekli iyiliği yardımlaşmayı emreder,ilmi fenni geliştirmeyi emreder,insanlık için gerekli tüm olumlu işlemleri yapmamı emreder.O na yakarmamı sadece O ndan istememi emreder.O na şükretmemi O nu düşünmemi emreder.O nu anlamayı O nun bizi yaratmaktaki amacını görmemi ister.O nun karşısına şu an ki aklım ve bilgimle çıkacağımıda biliyorum.ve bana şunu sorduğunda "benim verdiğim akıl ve bedenle diğerleri için hayırlı neler yaptın " diye sorduğundaki cevabımı halen düşünmekteyim.

    avatar
    karbon
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 24
    Yaş : 33
    Katkı Puanı : 63
    Reputation : 1
    Kayıt tarihi : 18/09/12

    Geri: merhaba dostlarım

    Mesaj tarafından karbon Bir C.tesi Eyl. 29, 2012 3:41 am

    Benim inancıma göre de başta her şeyin başlangıcı olan bir gücün olması. Bu güç sistemi kurup gerisine karışmıyor. Sistem kendi kendini işliyor, güncelliyor, ilerliyor, genişliyor vs. İyilik veya kötülüğü, bir mıknatısın artı ve eksi kutuplarından ayrı görmüyorum. Sıcak ve soğuk gibi.. Sıcağın bir bilinci ve algısı olsaydı, soğuğu sevmezdi. Soğuk da sıcağı. İşte biz insanların bilinçleri var ve bunu anlamlandırıyoruz. Anlamlandırmak tanrısallığın ilk adımı bana göre. Biz de sistemin bir parçası olarak, güncelleneceğiz, ilerleyeceğiz, genişleyeceğiz, değişeceğiz vs.
    Kuarklar sistemin bir parçasıdır, kuarklar birleşir, proton ve elektronlar oluşur, 6 elektron birleşir ''karbon'' oluşur, karbon daha sonra bütün canlıların yapı taşı olarak yoluna devam eder. Yani her anlamda sistem bilinçli veya bilinçsiz ilerler.

    Biz bilinçli verilen bir görevden sorumlular değil, bilinçli yaratılmış bir sistemde, sistemi idame ettirmek için var olan unsurlarız. Benim tanrım iyiyi de kötüyü de aynı ele alır. Çünkü ikisi de odur. Benim yaratıcım tarif edilemez, düşünülemez, çünkü onu tarif edebilen ve anlayan da ancak O olur.
    avatar
    serhat_41
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 108
    Yaş : 31
    Katkı Puanı : 188
    Reputation : 5
    Kayıt tarihi : 19/07/10

    Geri: merhaba dostlarım

    Mesaj tarafından serhat_41 Bir C.tesi Eyl. 29, 2012 8:18 am

    karbon demiş ki:

    Biz bilinçli verilen bir görevden sorumlular değil, bilinçli yaratılmış bir sistemde, sistemi idame ettirmek için var olan unsurlarız. Benim tanrım iyiyi de kötüyü de aynı ele alır. Çünkü ikisi de odur. Benim yaratıcım tarif edilemez, düşünülemez, çünkü onu tarif edebilen ve anlayan da ancak O olur.
    ben evrenin bir bilinçle yaratıldığına inanmıyorum bir patlama oldu, su çatlağını buldu, düzensizliğin kendisi düzen oldu, parşacıklar cisim,cisimler gezegen halini aldı, milyarlarca gezegenden birinde hayat sıvısının oluşması bir yaratıcı irade gerektirmez, en büyük soru işaretim o büyük patlama, bana biraz güneşlerin yok oluş anını andırıyor içeri büzüşerek büyük bir kuvvetle patlaması, belki tanrı muazzam bir güneşti onun sonu evrenin başlangıcı oldu, anka kuşu gibi bütün varlıklar küllerinden doğdu...
    avatar
    karbon
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 24
    Yaş : 33
    Katkı Puanı : 63
    Reputation : 1
    Kayıt tarihi : 18/09/12

    Geri: merhaba dostlarım

    Mesaj tarafından karbon Bir C.tesi Eyl. 29, 2012 5:10 pm

    serhat_41 demiş ki:
    ben evrenin bir bilinçle yaratıldığına inanmıyorum bir patlama oldu, su çatlağını buldu, düzensizliğin kendisi düzen oldu, parşacıklar cisim,cisimler gezegen halini aldı, milyarlarca gezegenden birinde hayat sıvısının oluşması bir yaratıcı irade gerektirmez, en büyük soru işaretim o büyük patlama, bana biraz güneşlerin yok oluş anını andırıyor içeri büzüşerek büyük bir kuvvetle patlaması, belki tanrı muazzam bir güneşti onun sonu evrenin başlangıcı oldu, anka kuşu gibi bütün varlıklar küllerinden doğdu...

    Düzensizlikten düzen doğacağına inanmıyorum. Bu bir marşa basmaya benzer. Eğer büyük patlama düzensizlikten oluşsaydı kendini tekrar etme eğilimi olmazdı. Bunu ben değil ''big bang'' teorisini geliştiren bilim adamları söylüyor.
    Bütün bunlar bir yana büyük patlamanın ne olduğunu asla bu şekilde bilemeyiz. Çünkü olaya çok eksik bakıyoruz. Daha dördüncü boyut hakkında hiçbir bilgimiz yok. Evet matematiksel olarak ispat edebiliyoruz ama ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Peki hal böyle olunca, asıl aksiyonun 4. boyutta olduğunu ve büyük patlamanın (ve her şeyin) aslında 4. boyutun bir yansıması olduğunu düşündüğümüzde ne kadar çaresiz bir konumda olduğumuz ortaya çıkmıyor mu?
    İki boyutlu bir evrendekilerin bizi yani 3 boyutluları anlaması nasıl tam olarak mümkün olmuyorsa işte bizde 4. boyutu anlamıyoruz. Üstelik 3. boyutta olan her şey 2. boyuta da sirayet ettiği gerçeği var. Parmağınıza mürekkep damlatıp kağıda koyduğunuzda orada çıkan iz 2 boyutlu evrende algılanır. Ama nasıl?? Sadece parmak iziniz yani eğri büğrü çizgiler. 2 boyutlu evren sakini anlam vermeye çalışır bu labirent gibi çizgiler de ne? Asla sizi tanımlayamaz, bırakın sizi parmağınızı tanımlayamaz sadece oradaki izi algılar.
    Evet 4. boyutu anlamaya yakın olduğumuzu düşünüyorum. Henüz bazı şeyleri konuşmak için erken ama bilim çok büyük bir adım atmış olabilir bu konuda. Anlayacağınız büyük patlamanın ne olduğu değil, neyin izi olduğunu bilmeliyiz. 4. boyutu anladıkça her şeyi anlayacağız. İşte o zaman büyük patlamanın aslında neyin izi olduğunu anlayacağız.
    avatar
    serhat_41
    Katılımcı Üye
    Katılımcı Üye

    Erkek Mesaj Sayısı : 108
    Yaş : 31
    Katkı Puanı : 188
    Reputation : 5
    Kayıt tarihi : 19/07/10

    Geri: merhaba dostlarım

    Mesaj tarafından serhat_41 Bir C.tesi Eyl. 29, 2012 7:55 pm

    bende büyük patlamanın tanrının kontrollü deneyi olduğunu düşünmüyorum patlama oldu ve etrafa düzensizce dağıldı bugün galaksiler, gezegenler arasında bir düzenden söz edebiliyorsak kendi güneş sistemimizde bu optimum düzen hayatı doğurduysa bu düzensizliğin sonucudur...

      Forum Saati Salı Ara. 12, 2017 3:12 pm